1. 1950’li Yıllar: Soyutun Doğuşu ve Siyasi Kırılma
1950 yılı, Türkiye’de sadece siyasi bir değişimin değil (Çok Partili Dönem), sanatın finansmanında da büyük bir devrimin yılıdır. Atatürk’ün ölümü ve II. Dünya Savaşı’nın ekonomik sarsıntıları sonrası devletin sanata desteği azalmış; sanat sahnesini bankalar ve özel galeriler (İstanbul’da Maya, Ankara’da Helikon) devralmaya başlamıştır.
Tavanarası Ressamları ve Akademiye İsyan
Nuri İyem, Ferruh Başağa ve Fethi Karakaş’ın kursiyerlerinden oluşan bu grup (Ömer Uluç gibi isimler dahil), Akademi’nin katı gelenekçi tutumuna ve D Grubu’na karşı "soyut sanatı" bir bayrak olarak kaldırmışlardır. Bu çıkış, sanatçının devlet desteği olmadan da var olabileceğinin ilk kanıtıdır.
Soyutun İlk Adımları ve Tartışmalar
Türkiye’de soyut resmin resmen kabulü, 1949’da Ferruh Başağa’nın birincilik ödülü almasıyla başlar.

Ferruh Başağa (1914 - 2010): Geometrinin estetiğini sorgulayan sanatçı, eserlerinde saydam katmanlar ve geometrik biçimlerin karşıtlığını kullanır.


Ankara'daki Soyut Hareket: Adnan Çoker ve Lütfü Günay, 1953'te "Sergi Öncesi" adıyla ilk soyut sergiyi açarlar. Onları kolaj ve statik geometrik tavrıyla Cemal Bingöl izler.

